EdebiyatCa


Edebiyat Yıl Sonu Zümre Toplantı Tutanağı

Eklenme Tarihi : 28.05.2012 | Okunma Sayısı : 3406

REKLAMLAR



T.C.
TOKAT VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ2010–2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI GAZİ OSMAN PAŞA LİSESİ SENE SONU EDEBİYAT GRUBU DERSLERİ ZÜMRE ÖĞRETMENLERİ TOPLANTI TUTANAĞIDIR.

Dersin Adı : Dil ve Anlatım, T. Edebiyatı, Seçmeli Dil ve Anlatım,Seçmeli Türk Edebiyatı Zümre No : 6
Zümre Başkanı: Mehmet ÇOŞKUN Toplantı Yeri : Kütüphane
Toplantı Tarihi : 21.06.2011 Toplantı Saati : 12.30



TOPLANTIYA KATILAN ZÜMRE EDEBİYAT GRUBU ZÜMRE ÖĞRETMENLERİ
1
Mehmet COŞKUN) 4 Mehmet YETGİN
2
Güngör GÜR
5
Nevriye BARAN
3
Mahmut HASGÜL
6
Cemal DEMİRKOL



GÜNDEM MADDELERİ:
1. Açılış ve yoklama , zümre başkanının belirlenmesi, toplantı kâtibinin seçimi
2. İkinci Dönem İl Zümre Toplantı Tutanağının incelenmesi ve değerlendirilmesi.
3.İkinci Dönem Okul Zümre Tutanağının incelenmesi ve değerlendirilmesi. 
A. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliğinin ilgili maddelerinin uygulanıp uygulanmaması konusundaki değerlendirmeler.
B. Milli Eğitim Temel Kanunun ve Milli Eğitim ’in Genel Amaçlarının değerlendirilmesi.
C. Türk Edebiyatı – Dil ve Anlatım derslerinin genel ve özel amaçlarının derslerdeki uygulanma durumu.
D. Anadolu Liseleri, genel liseler ve meslek liseleri ile ilgili yeni haftalık ders çizelgesinin değerlendirilmesi
E. 2575 sayılı Tebliğler dergilerindeki müfredat programlarının tekrar değerlendirilmesi, derslerdeki uygulanma durumlarının gözden geçirilmesi.
F. Yöntem ve tekniklerin derslerdeki uygulanma durumları.
G. Atatürk İlke ve İnkılâplarının yıllık planlara işlenip işlenmediğinin değerlendirilmesi. (2488 Sayılı Tebliğler Dergilerindeki konular)
H.Yıllık planlar ve günlük planlar la ilgili değerlendirmeler. (Ağustos-2003, 2551 sayılı T.D.)
I.Yıllık ödevlerle ilgili uygulamalar. (2300 sayılı TD)
İ.Diğer zümrelerle yapılan işbirliği durumlarının görüşülmesi.
J.Yazılı ve sözlü sınavların alınan kararlara göre uygulanma durumları, Ölçme-değerlendirmede uyulan esaslar.
K. Ders kitapları ve kaynak kitaplarla ilgili görüşler.
L. İl çapında yapılan deneme sınavlarının değerlendirilmesi.
M. İl ve Okul Kütüphanelerinin kullanılması konusundaki değerlendirmeler.
N. Kitap okuma etkinlikleri ile ilgili yapılan çalışmalar ve bu çalışmaların değerlendirilmesi. 
O.Çeşitli konularda düzenlenen yarışmalar ve bu yarışmalara katılımın değerlendirilmesi.
Ö. Türk Dilinin doğru ve düzgün kullanılması ile ilgili yapılan çalışmalar.
4.İkinci dönemin başarı yönünden değerlendirilmesi.
5. Dilek ve temenniler


KARARLAR:

1. Toplantı belirlenen saatte ve yerde başladı, yoklama yapıldı. Yoklama sonucu bütün zümre öğretmenlerinin hazır olduğu görüldü. Kurul yazmanlığına Nevriye BARAN seçildi.
2.İkinci dönemde yapılan zümre toplantısında alınan kararlar Mehmet YETGİN tarafından okundu. Aşağıdaki görüşler belirlendi. a)Okulu zümre öğretmenleriyle il zümresinin alınan kararlar açısından uyumlu olduğu görüldü. b)Hem birinci dönem hem de ikinci dönemde il zümresinde alınan kararlar doğrultusunda “ÇALIŞMA TAKVİMİ” aynen uygulanmıştır. c)1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu esas alınmıştır. 3.2010-2011 Eğitim ve Öğretim Yılı 2. Dönem okul zümre tutanağı Başkan Mehmet ÇOŞKUN tarafından okundu ve zümrede alınan kararlar tek tek gündeme getirildi, değerlendirildi. Bu değerlendirmelerin ayrı maddeler halinde tutanağa geçirilmesi görüşü benimsendi. Bu Maddeden itibaren uygulanan ve uygulanamayan kararlar aşağıdadır: A) İlgili madde Mahmut HASGÜL tarafından okundu.(15. MADDE) Yapılan zümrelerin bu madde esasları doğrultusunda gerçekleştirildiği tespit edildi. İkinci Dönem zümresinde belirlenen esaslara göre Çalı8şma Takvimi uygulanmıştır. Birinci dönem 18 Hafta ve 90 iş günü, ikinci dönem de 18 Hafta ve 90 iş günü olarak uygulanmıştır. Ders saatleri adedi de zümrede belirlenen duruma göre gerçekleşmiştir. B) 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’ndan Türk Milli Eğitiminin genel ve özel amaçları Güngör GÜR tarafından tekrar okundu. 2010-2011 Eğitim ve Öğretim yılında derslerin işlenişinde ve eğitimin uygulanmasında belirtilen esaslara uyulmuştur. Bu esaslardan herhangi bir sapma olmamıştır. Öğrencilerin bu maddelerde belirlenen ilke ve amaçlar doğrultusunda yetiştirilmeleri sağlanmıştır. 
C) Eğitim ve öğretim, ilgili maddeler doğrultusunda gerçekleştirilmiştir, bütün zümre öğretmenleri bu amaçlar doğrultusunda derslerini ve eğitimlerini vermişlerdir. Gerçekleştirilen uygulamalarda, etkinliklerde ilgili amaçlar her zaman esas alınmıştır.
D) Milli Eğitim Bakanlığı Talim Ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 20.07.2010 tarih ve 76 sayılı kararına göre 11.09.2009 tarih ve 151 sayılı uygulama yürürlükten kaldırılmıştır.Yeni uygulama 9. Ve 10. Sınıfları kapsayacaktır. Yeni uygulama 11 ve 12. Sınıfları kapsamayacaktır. 11 ve 12. Sınıflarda alan uygulaması devam edecektir. Konuyla ilgili yeni Ortaöğretim Haftalık Ders Çizelgesine ve Bakanlık açıklamasına uyulmuştur. Bu uygulamada idare ile sürekli iletişim halinde olunmuştur.
E) Birinci dönemde yapılan 1. Edebiyat Grubu İl Zümresinde alınan kararlara uyulmuştur. O karaların aynen uygulanmasın sağlanmıştır. (2575 sayılı Tebliğler Dergisi'ndeki müfredat programı 2455 ve 2470 sayılı Tebliğler dergisinde yer alan açıklamalar ve Talim Terbiye Kurulunun 14.07.2005 tarih ve 197 sayılı kararı incelendi. Yıllık planların yapılmasında bu açıklamalara uyulduğu belirlendi.) F)Öğretim metotlarıyla ilgili olarak zümre öğretmeni Nevriye BARAN birinci ve ikinci il zümresinde alınan kararları açıkladı. Bu kararlar ve okul zümresi kararları doğrultusunda derslerdeki yöntem ve tekniklerin belirlendiğini dile getirdi. Belirlenen yöntem ve tekniklerin derslerin durumuna göre farklı farklı olarak uygulandığını söyledi. Zümre öğretmeni Mehmet YETGİN, ilgili yöntem ve tekniklerin açıklamaları ile birlikte yılsonu zümresine eklenmesini istedi. Bu görüş diğer zümre öğretmenleri tarafından da benimsendi. İlgili açıklamaların zümreye eklenmesi kararlaştırıldı. Uyfgulanan Yöntem ve Teknikler aşağıdadır. 

I-SORU-CEVAP YÖNTEMİ: Önceden hazırlanmış bir dizi sorunun sınıfta öğrenciler tarafından cevaplanması, açıklanması ve tartışılması temeline dayalı bir öğretim yöntemidir. Bu yöntem, öğrencilerde derse karşı ilgiyi artırır, topluca düşünme alışkanlığı kazandırır, görgü kurallarına uygun dinleme, konuşma ve tartışma becerilerini geliştirir. Yalnız, bu yöntemin uygulamada geleneksel soru cevap yöntemine, yani öğrencilerin önceden belirlenmiş sorulara kalıplaşmış cevaplar vermelerine yol açan bir yönteme dönüşmesine engel olunmalıdır. Soru-cevap yöntemi hemen her derste kullanılabilir.

II-TÜMEVARIM VE TÜMDENGELİM: Tümevarım, özel durumlardan genel bir sonuca erişmek için yapılan, usavurmaya dayalı bir çalışma, araştırma ve tartışma yöntemidir. Bu yöntem öğretimde örneklerden, sorunlardan, olaylardan ve özel durumlardan hareket ederek genel sonuçlara, kurallara ya da kanılara varmak için kullanılır. Tümdengelim ise, birtakım yasa, ilke ya da kurallardan hareket ederek özel bir olayı, durumu ya da örnekleri inceleme ve açıklama yöntemidir. Bu niteliğiyle tümevarımın tam karşıtıdır. Öğretimde bu yöntemden herhangi bir ilkenin, kuralın ya da formülün ne ölçüde gerçeğe uygun ya da geçerli olduğunu araştırmada yararlanılır.

III-DÜZ ANLATIM YÖNTEMİ: Öğretmen veya öğrencilerin birinin konu ile ilgili bilgiyi diğerlerine anlatması şeklinde işleyen, öğretmen merkezli bir yöntemdir. Öğrenciler dinleyici konumundadır ve pasiftir. Her derste bu yönteme başvurmanın zorunlu olduğu durumlar vardır. Konuya dikkat çekme, ders sonunda konuyu toparlama ve özetleme ancak düz anlatım ile olur. Bunlar ve benzeri durumların dışında kullanılması pek önerilmez, daha çok diğer yöntemlerin tamamlayıcısı olarak kullanılması önerilir. 

IV-SESLİ OKUMA:
 Sesli okuma, gözle algılanıp zihinle kavranan sözcük ya da sözcük kümelerinin konuşma organlarının yardımı ile söylenmesidir. Bu tür okumanın tam ve başarılı olabilmesi için yazıdaki anlamın kavranmasına, sesin ton ve vurgu bakımından ayarlanmasına ihtiyaç vardır. Okumanın asıl amacı, anlamı kavrama olduğuna göre, sözcük biçimlerinin anlamlarıyla aynı zamanda kavranması gerekir. Anlam hem kelimenin özel biçimlerini tanımaya, hem de sözün gelişinden faydalanmaya hizmet etmesi bakımından okumanın en önemli öğesidir. Okuma çeşitleri arasında, özellikle ilk sınıflarda en öğretici nitelik taşıyan sesli okumadır. Sesli okumanın ilk koşulu; kelimeleri kusursuz söylemek, doğal ve standart dile uygun konuşur gibi okumaktır. Konuşur gibi okuma anlamanın doğal bir sonucu sayılır. Sesli okuma; okumayı öğretir, öğrencilerin okuma seviyesini tanımaya, dinleyenlerde zihin gelişmesinin uyanmasına yardım eder.

V-TARTIŞMA YÖNTEMİ:Tartışma, derslerin öğretiminde tek başına pek seyrek başvurulan, fakat diğer yöntemlerin yanında bir öğretim tekniği olarak uygulanan değerli ve önemli bir etkinlik şeklidir. Tartışmanın değeri büyük ve çeşitlidir. Öğretmen ve öğrenci arasında en iyi iletişim ve anlaşma aracıdır. Tartışma ile çocuklar daha iyi tanınır. Öğretmenle öğrenci arasında sıkı bağlar kurulur.

VI-SESSİZ OKUMA: Sessiz okuma, ses organlarından herhangi birini hareket ettirmeden, gövde ve baş hareketleri yapmadan, yalnız gözle yapılan okumadır. Sesli okumaya göre daha hızlı bir okuma türüdür. Sessiz okuma, anlamı çok çabuk kavrama olanağı sağlar. Gençler ve yetişkinler için yaşamda, bir iş ya da bir meslekte en çok gerekli olan okuma becerisi ve alışkanlığıdır. 

VII-SÖZLÜ ANLATIM: Sözlü anlatıma konuşma da denir. Konuşma, kişinin duygu ve düşüncelerini sözle bildirmesidir. Konuşması yeterli düzeyde olan öğrenciler genellikle her derste başarılı olurlar. Konuşmasını bilen öğrenci, soru soran, düşünen, düşündüren ve etkin olan öğrencidir. Doğru ve düzgün konuşmanın kişilik gelişimiyle de çok yakın ilgisi vardır. Bundan dolayı öğretmen, her şeyden önce öğrencilerin konuşma becerilerini geliştirmelidir. Çünkü hem öğrenci başarısı için, hem de sağlıklı bir kişilik gelişimi için bu gereklidir. Konuşma bir sanatsa, konuşma eğitimi vermek de bir sanattır. Öğretmenlik ise konuşmaktan çok, konuşturma sanatıdır.

VIII-ANALİZLE ÖĞRETİM:Analizle öğretim, bir genellemeyi, genellemenin elde edilişindeki basamakları tek tek ve sırayla incelemek suretiyle anlamayı esas alan öğretim yöntemidir. Her adımda genellemeye ulaşmak için, yapılan işlemin gerekçesi, dayandığı matematik temelle açıklanır. Teoremlerin ispatına bu yöntemin bir uygulaması olarak bakılabilir. Bu yöntem kavrama düzeyini yükseltmeyi amaçlar ve özellikle ispatı birkaç adım gerektiren bağıntıların çıkarılmasında kullanılır. Bu yöntemde kural ya da genelleme öğrencilere önceden duyurulur ve arkasından adım adım işlemler yapılır, her basamakta XIX-YAZILI ANLATIM: Yazılı anlatım, öğrencilerin kendi gördüğünü, duyduğunu, düşündüğünü ve yaşadığını yazarak anlatmasıdır. Sınıflarda da sık sık yazma çalışmaları yapılmalı, özellikle öğrencilerin ilgilerini çeken durumlardan yararlanılmalıdır.

X-BULUŞ YOLUYLA ÖĞRETİM: Buluş yoluyla öğrenme, öğrencinin kendisinin üretmesi veya bilgiye ulaşması esasına dayanır. Öğretmenin görevi, gerekli öğrenme ortamını sağlamak suretiyle öğrenciye yardım etmek, öğrenme etkinlikleri sırasında öğrencileri yönlendirmek, ihtiyaç duydukları takdirde onlara yardım etmektir. Bu yöntem en çok kavram bilgisinin ve genelleme bilgisinin kazandırılmasında kullanılır. 

XI-SENARYO İLE ÖĞRETİM:
 Senaryo ile öğretim, kazandırılacak bilgi ve becerilerin bir olaylar zinciri içinde örtülü olarak sunulması, bu olayları yaşayanların bunları öğrenmesi esasına dayanır. Sınıf, hayat içinde öğrenmemiz gereken şeyleri öğrenmek için düzenlenmiş suni bir ortamdır. Onun için sınıfta gerçek bir senaryo uygulaması yapmak zordur. Yani öğrenci sınıfın içinde, hayat dışındadır. Sınıfı çevreye taşımak da örgün eğitimde pek kolay olmamaktadır. Bundan ötürü senaryo için, suni ortamlar yaratma, hayalinde canlandırma ve oyuncu ile duygusal beraberlik içinde olmadan yararlanılır. 

G) Atatürk ve Atatürkçülükle ilgili konular yıllık planlara işlenmiştir. Birinci ve ikinci zümrelerde alınan kararlar doğrultusunda hareket edilmiştir. Ayrıca İl Zümresi kararları da esas alınmıştır. Bu konuda 2488 Sayılı Tebliğiler Dergisindeki açıklamalar esas alınmıştır.

H) Yıllık planların yapılmasında ikinci zümrede alınan kararlara uyulmuştur. Her ders saatinde yapılacak faaliyetlerin yıllık planda belirtilmiştir. Derslerin işlenişinde konuya göre ayrılacak süre, kullanılacak araç ve gereçler, uygulanacak öğretim yöntem ve teknikler yıllık ve günlük planlarda gösterilmiştir. Planların yapımında 2551 sayılı Tebliğler Dergisindeki açıklamalar esas alınmıştır. Atatürk İlke ve İnkılâpları ile ilgili konuların yıllık planlarda ayrı bir başlık halinde gösterilmiştir. Ayrıca yıllık planlar yapılırken 2551 sayılı Tebliğler Dergilerini yanında 2104 ( Atatürkçülük konuları), 2488 (10. Maddede belirtilen konulara göre Atatürkçülüğün dağılımı), 2575 ( Ortaöğretim Haftalık Ders Çizelgesi) Sayılı Tebliğler Dergilerinin de göz önünde bulundurulmuştur. 

2010- 2011 Eğitim ve Öğretim yılında müfredatlarda yer alan konular dengeli bir şekilde yıllık planlarda gösterilmiştir. Yıllık planlar yapılırken zümre öğretmenleri ortak hareket etmişlerdir. Yıllık planlarda yazılı sınav saatleri gösterilmiştir. İşlenecek konular ve bu konulardan elde edilecek kazanımlar, davranışlar, hedefler ayrıntılı bir şekilde belirtilmiştir. Planlar yapılırken resmi tatil günlerine, dini bayram tatillerine, özel gün kutlamalarına dikkat edilmiştir. Yıllık planlar yapılırken Tokat Milli Eğitim Müdürlüğünce yayımlanan “ ÇALIŞMA TAKVİMİ” ne göre hareket edilmiştir.
(180 iş günü), (36 hafta)
Eylül:2 Hafta Ekim:4 Hafta Kasım:3 Hafta Aralık:5 Hafta Ocak:4 Hafta ( Toplam 18 Hafta)
Şubat:2 Hafta Mart:5 Hafta Nisan:4 Hafta Mayıs:4 Hafta Haziran:3 Hafta (18 Hafta) 


I) Yıllık ödevler 2300 sayılı Tebliğler Dergisindeki açıklamalar doğrultusunda verilmiştir. Konular belirlenirken yerel şartlar, YGS ve LYS’ler , öğrencinin imkanları, müfredat, kaynakların çeşitliliği ve kaynaklara ulaşmada yaşanılan güçlükler, öğrencinin yetenek ve ilgisi, Milli eğitimin temel kanunlarına uygunluğu, Atatürk ilke ve inkılaplarını esas alması gibi hususlar göz önünde bulundurulmuştur. Yıllık ödevler Nisan ayının üçüncü haftası toplanmıştır. Ödevler notla değerlendirilmiş ve öğrenciye değerlendirme bildirilmiştir. Duruma göre öğrenci, hazırladığı ödevi sınıfa sunmuş ve sınıfta ödev tartışılmıştır. Bu sunum da ayrıca notla değerlendirilmiştir. Ödevlerin hazırlanması aşamasında ödevi veren öğretmenle ödevi alan öğrenci sürekli iletişim halinde olunmuştur. Değerlendirme aşağıdaki ölçülere göre yapılmıştır.

DEĞERLENDİRİLECEK HUSUSLAR PUAN  
Ödev Hazırlama, Plana Yayma Ve Uygulama Başarısı 10
Ödev İçin Gerekli Bilgi Doküman Araç-Gereç Toplanması Ve Kullanılması 10
Kendisini Geliştirmek Amacı İle Ödevi Bizzat Yapması 10
Ödev Hazırlama Sırasında Ders Öğretmeni İle Diyalog Kurması 10
Kaynak Kişiler İle Varsa Kaynak Guruplar İle İletişim Kurabilme 10
Ödevin Doğruluk Ve Kullanabilirlik Derecesi 10
Ödevin Yazım Ve Dersin Özel Kurallarına Uygunluğu 10
Düzgün İfade Kullanma Ve Anlaşılabilir Olması 10
Ödevin Özenle Yapılması, Tertip Temizlik Ve Estetik Görüntüsü 10
Ödevin Zamanında Teslim Edilmesi 10




İ) Zümre başkanı Mehmet ÇOŞKUN, konuların özelliğine göre diğer zümre öğretmenleriyle işbirliği gerçekleştirilmiştir. Daha önceki yıllarda güzel örnekleri görülen bu işbirliğinin il düzeyinde gerçekleşmesi ilimizde belli bir başarı düzeyi oluşturmuştur, görüşünü dile getirdi. Zümre öğretmeni Mahmut HASGÜL,bu işbirliğindaha sonraki yıllarda da devam etmesi hepimiz için çok faydalı olacaktır.. Birliktelik ve ortak hareket etme başarıyı daha da arttıracaktır. Zümre öğretmeni Güngör GÜR, gerçekleştirilen işbirliğinin il çapında belli bir hareketlilik sağladığını belirtti. Yıl içinde Tarih, TC İnkılap Tarihi, Resim, Müzik, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Felsefe, Sanat Tarihi gibi zümrelerle işbirliği yapıldığını ve bunun da sonuçlara olumlu olarak yansıdığını dile getirdi.Zümre öğretmeni Cemal DEMİRKOL, işbirliğinde yardımcı olan diğer zümre başkanlarına teşekkür etti. Bu işbirliği sonucu derslerin işlenmesinde ve sınavların gerçekleştirşilmesinde kolaylıklar yaşandığını ifade etti.

J) Zümre öğretmeni Mehmet YETGİN birinci ve ikinci zümrede alınan kararları okudu. Ayrıca il zümresindeki kararları da nazara verdi. Bu kararlar doğrultusunda hareket edildiğini dile getirdi.
a)Yazılı sınavlar ve ortak sınavlar yapılırken zümre öğretmenleri sürekli işbirliği halinde olmuşlardır.
b) Seçilen sorular öğrencinin ,ilgisini, yeteneğini, becerisini ortaya çıkaracak düzeyde olmasına dikkat edilmiştir.
c) Sorular sınıfın düzeyine göre hazırlanmıştır.
d) Başarı yüzdesi çok düşük olan konular sınıfta tekrar edilmiştir ve bütün öğrencilerin ay6nı seviyeye gelmelerine çalışılmıştır.
e) Alınan kararlar doğrultusunda ortak sınavlar, klasik sınavlar,test sınavları yapılmıştır.
f) Ölçme değerlendirme yapılırken soruların çeşitliliğine dikkat edeilmiştir. ( çoktan seçmeli sorular, doğru-yanlış bilgili sorular, boşluk doldurmalı sorular, açıklamalı ve anlatımlı sorular gibi.) 
g)Yazılı sınavlarda dersin haftalık ders saatine göre hareket edilmiştir. Haftalık ders saati üç veya daha fazla olan derslerde her dönemde en az üç sınav, iki veya daha az olan derslerde en az iki sınav yapılmıştır. 
h)Ortak sınavlarda her sınıfın seviyesi göz önünde bulundurulmuş ve sorular ona göre hazırlanmıştır.
j) Sözlü sınavlar için ayrı bir ders saati ayrılmamıştır. Öğrencinin hem ders başarısı hemde sosyal faaliyetlerdeki durumu sözlü olarak değerlendirilmiştir. 
k)Öğrencinin sosyal alandaki aktifliği, okuldaki sosyal faaliyetlere katılım gibi hususlar da sözlü notu ile değerlendirilmiştir. 
l)Takdir edilen sözlü notu öğrenciye duyurulmuştur.
m) Sözlü notları verilirken sayı yönünden eşitlik sağlanmıştır. Örneğin bir öğrenciye sadece bir sözlü notu başka bir öğrenciye birden fazla sözlü notu verilmemiştir.Bu konuda zümre öğretmenleri birliktelik sağlamışlardır. 
n)Her öğrenciye bütün derslerden ikişer sözlü notu verilmiştir.(Edebiyat grubu dersler için…)

K) İkinci dönemin zümresinde alınan kararlar uygulanmıştır. Konuyla ilgili olarak zümre öğretmeni Nevriye BARAN, ders kitaplarının yanında müfredata ve Milli Eğitimin Genel amaçlarına uygun olarak çeşitli kaynaklardan da faydalanıldığını söyledi. Bu uygulamayı yaparken zümre kararları doğrultusunda hareket edildiğini beyan etti. Teknolojik kaynakların da kullanılmasıyla bir çeşitlilik sağlandığına dikkat çekti. Dolayısıyla daha önce alınan kararlar doğrultusunda hareket edilmiştir ve alınan kararlar uygulanmıştır. Ders kitaplarıyla ilgili bazı eleştirilerinin olduğunu ifade ederek bu eleştirileri en sona bırakmayı uygun görmüştür.Eleştiriler “Dilek Temenniler” bölümünde ele alınacaktır.

L) – Milli Neğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliğinin öğrenci başarısı ile ilgili 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25. maddeleri Mehmet YETGİN tarafından okundu. Gerekli açıklamalar ve hatırlatmalar yapıldı. Eğitim öğretim çalışmalarının geçen senelerde olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve SınavYönetmeliğine göre titiz bir şekilde gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Yönetmeliğin sık sık değişikliğe uğradığı bu nedenle zümrelerin sorun yaşamamaları için okul idaresiyle sıkı ilişki içinde olunmasına karar verildi.

M) İkinci dönemin ilk zümresindeki kararlar doğrultusunda hareket edildiği tespit edildi. Bazı sınavlardaki uygulamaların istenilen düzeyde o9lmadığı görüşüne varıldı Örneğin soruların hazırlanmasında işlenen müfredata ara sıra uyulmamıştır. Bazı sorular eski sistemin sorularıdır. Dokuzuncu sınıfların sorularının hazırlanmasında yeni sistemin amaçlarına uyulmadığı gözlemlenmiştir. Sınavların gerçekleştirilmesi esnasında öğretmenlerin rotasyonuna gidilmesi daha objektif sonuçları verecektir görüşü kabul edilmiştir. 

N)Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah GÜL’ün Türkiye çapında başlattığı “TÜRKİYE OKUYOR” kampanyası doğrultusunda ilimizdeki okullarda da bu güzel etkinlik uygulanmıştır. Okulumuz da kendi şartları ve imkânları doğrultusunda bu kampanyaya katılmıştır. Belirlediği bir veya iki saati okumaya ayırmıştır. Bu etkinliğin planlı ve düzenli yürümesi sağlanmıştır. Ders yılı boyunca bu uygulamadan taviz verilmemiştir. Ayrıca okulumuza temsilen Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kılıçarslan Eğşitim Kurumlarınca düzenlenen kitap okuma yarışmasına iki öğrencimiz katılmıştır. Okulumuzu başarıyla temsil etmişlerdir. 2011-2012 Eğitim ve Öğretim yılında da bu etkinliğin devam etmesi benimsendi. Konuyla ilgili olarak Cemal DEMİRKOL, öğrencilerin okuma saatinde kütüphaneye yığıldıklarını, o saatte kütüphaneden kitap aldıklarına dikkat çekti. Öğrencinin okuyacağı kitabı daha önceden tespit edip o saatte sadece o kşitabı okursa faaliyetin amacına ulaşacağını belirtti. Nevriya BARAN da aynı konuya dikkat çekerek okuma saatinin bitiminde de kütüphanenin ço9k yoğun olduğunu, öğrencilerin bir ders önce aldıkları kitabı hemen teslim ettiklerini dolayısıyla da okumanın istenilen verimi sağlayamadığını belirtti. Önümüzdeki ders yılında bu etkinliğin daha planlı yapılmasının faydalı olacağını söyledi. Mahmut HASGÜL, en azından öğrencilerin kütüphaneye girmelerini de olumlu bir gelişme olarak görüyorum. Tabi ki arkadaşlarımızın görüşleri doğrultusunda daha planlı bir çalışma yürütülürse verim artacaktır. İstenilen amaca ulaşılacaktır. Bir de diğer branş öğretmenlerinin de aynı dikkati göstermeleri daha güzel sonuçlara ulaştıracaktır. Güngör GÜR, Türkiye çapında başlatılan bu etkinliği yürekten destekliyorum. Amacına uygun olması için idare, öğretmen, öğrenci olarak yekvücut olmakta fayda vardır. O saatte sadece derste olanlar değil dersi olmayan idareci, öğretmen, okulun diğer personeli, öğrenci herkes etkinliğe katılmalıdır.Belitilen görüşler doğrultusunda 2011-2012 Eğitim ve Öğretim yılında da etkinliğin devamı için idareye tavsiye edilmesi kararlaştırıldı. 

O) Dilin bir millet için önemli olduğunu vurgulayan zümre öğretmeni Mehmet YETGİN, Türkçenin bilim dili olmaması gibi bir yanlış algı var. Bazı aydın çevreleri bu görüşü dile getirmekten kaçınmıyor. Şunu kabul ediyorum. Yıllardan beri Türkçemiz başka dillerin baskısı altında kalmıştır. Doğru. Ama bana göre bu baskı yetersizlikten değil, başka dillere duyulan saygıdan dolayıdır. Türkçenin bilim dili olarak yetersiz olduğu öne sürülüyor. Eksik yanları elbette vardır ve bu, her dil için söz konusudur. Peki böyle bir durumda yapılması gereken şey, dilimizi tümüyle bir kenara atmak mıdır, yoksa kendi olanaklarıyla onu geliştirmeye ve zenginleştirmeye çalışmak mı? Yetersiz ve eksik diye dilimizi kendi kaderine bırakırsak, Türkçe bir bilim ve kültür dili olarak nasıl ve ne zaman gelişecektir? Görüşünü nazara verdi. Böylece konunun önemine dikkat çekti. Yabancı dil eğitimi ile yabancı dil öğrenmenin birbirinden farklı şeyler olduğuna dikkat çeken zümre öğretmeni Güngör GÜR, Ülkemizde özellikle 1980'den sonra görülen büyük yanlışlardan biri, yabancı dil öğretimi ile yabancı dille öğretimin birbirine karıştırılmasıdır. Günümüz dünyasında yabancı dilin ve yabancı dil öğrenmenin önemi elbette ki tartışılamaz. Her türlü ilişki, iletişim ve gelişme için yabancı dil elbette ki çok gerekli. Ama ülkemizde özellikle son zamanlarda düşülen önemli bir yanılgı, yabancı dilin araç değil amaç olarak görülmesidir. İşte bu nedenle, yabancı dille öğretim yapan okulların ve üniversitelerin sayısı hızla artmaktadır. Oysa yabancı dil amaç değil araçtır. İşin en acı ve düşündürücü yanı da, yabancı dille öğretim yapan kurumlarda okuyan Türk çocuklarının Türkçeyi ihmal etmeleri, giderek unutmaları, özellikle yazılı anlatım yetersizlikleri içine düşmeleri ve kendi dillerini küçümseyip hor görmeleridir. İşte en büyük tehlike de burada yatıyor. Ana dilinin yetersiz olduğu inancı ile yetiştirilen bir genç, kendi diline ve kültürüne nasıl saygı duyacaktır? O hâlde öncelikle yapılması gereken şey, yabancı dil öğretimi ile yabancı dille öğretimi birbirine karıştırmamaktır. Bu hususun nazara alınmasını ve tartışılmasını istiyorum. Türkçemizin başka dillerin baskısında olduğuna dikkat çeken zümre öğretmeni Nevriye BARAN, bugün Türkçemizle ilgili başlıca güncel sorunları şöyle sıralayabiliriz: Özensizlik ve yanlış kullanım, yabancı sözcük tutkusu, öğretmenlerimizin ifade ettikleri gibi yabancı dil öğretimi ile yabancı dilde öğretimi birbirine karıştırma, Türkçenin bilim dili olmadığı görüşü, Türkçe öğretimindeki yetersizlik, sözcük ve terim üretimindeki yetersizlik, öğretmen faktörü. Dilimizin sözlü ve yazılı kullanımında akıl almayacak yanlışlar yapılıyor. Kurallarına uygun, doğru ve düzgün kullanılmıyor Türkçe. İlköğretimden yükseköğretime kadar okullarımızda görülen Türkçe yetersizlikleri, üniversite öğrencilerimizde bile sık sık göze çarpan sözlü ve yazılı anlatım kusurları, bozuk cümleler ve söyleyiş yanlışları, bir dilekçe yazarken yapılan yanlışlar, resmî yazışmalarda göze batan anlatım kusurları, basın yayın organlarındaki akıl almaz özensizlikler, sokak ve caddelerde bulunan tabelalardaki yabancı sözcük hastalığı... Türkçemizin geleceği için önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Dikkat etmeliyiz. Yabancı kelimelerin bilhassa gençler arasında yaygın bir şekilde kullanılmasının moda haline veya bir kendini kanıtlama düzeyine geldiğine dikkat çeken Mahmut HASGÜL,güzelim “özür dilerim” yerine “pardon,” “ gecikme” yerine” rötar”, “duracak” yerine “stop” dedik mi kültürlü oluyoruz. Kentlerimizde mekanlar, yabancı adlar nedeniyle işgal altındadır. Kendilerine "entel" denilen bir kısım aydınlar, kendi yurduna yabancılaşmayı evrensellik sanıyor. Konuşmada veya yazıda aralara yabancı sözcük sıkıştırmak, bağımsızlık gururunun nasıl törpülendiğini gösteren acı bir örnek değil midir? Neredeyse, ana dilimizin Türkçe, anavatanımızın Türkiye olduğunu unutuyoruz. Yabancı dil ne kadar önemli olursa olsun, insanın ana dili daha da önemlidir. Temel görevimiz, gençlerimizi düşünen, eleştiren ve düşüncelerini düzgün ifade edebilen bireyler olarak yetiştirmektir. Öğrencinin kendi dilini ikinci sınıf, yetersiz bir iletişim aracı olarak görmesi çok sakıncalı bir durumdur. Böyle bir öğrenciden kendi diline ve kültürüne, ana diline saygı duyması nasıl beklenebilir? Düşünülmesinde ve analizinde fayda vardır. İnsanı kişiliğinin oluşmasında ana dilin önemine vurgu yapan zümre öğretmeni Cemal DEMİRKOL,İnsanın hayatında ve kişilik gelişiminde ana dilinin çok önemli bir yeri vardır. Dili yeterli düzeyde olan kişiler genellikle daha sağlıklı ilişki kurarlar, hayatta daha çok başarılı olurlar. Kendi dilini iyi bilip düzgün kullanmanın önemli bir yararı da yabancı bir dili öğrenmeyi kolaylaştırmasıdır. Gerçekten, etkili bir yabancı dil öğretiminin altyapısını, iyi bir ana dili eğitimi oluşturur. Bu açıdan bakıldığında Türkçemizin doğru ve düzgün bir şekilde öğretilmesinin daha da önem kazandığını ifade etti. Edebiyat grubgu öğretmenleri olarak sorumluluğumuzun bu zamanda daha da arttığını söyledi. Zümre başkanı Mehmet ÇOŞKUN, dile getirilen görüşlerin çok önemli olduğunu, bu görüşlerin birer karar olarak zümrede yer alacağını ifade etti. Ders yılı boyunca edebiyat grubu arkadaşlarımızın bu konulara gösterdikleri dikkatin öğrencilerin aldığı bireysel başarılarla kanıtlandığını söyledi. Gerek okulumuzda gerekse bazı kurumlarda yapılan olumlu ve güzel çalışmaların gelecek için umutlandırdığını beyan etti. Daha önce televizyonlarda yabancı dille yapılan şarkı yarışmalarının ve kültürel etkinliklerin Türkçe ile yapılıyor olması bu iyimserliğimi pekiştirmektedir.Bir Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini veya Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşını, Nazım Hikmet’in İnsan Manzaraları şiirini yabancı bir ağızdan Türkçe kelimelerle dinlemek insanı umutlandırıyor.Bu konulardaki hassasiyetlerimiz artarak devam edecektir. Aynı hassasiyeti 2011-2012 Eğitim ve Öğretim yılında da göstereceğinize inancım tamdır.
Dile getirilen görüşler karar olarak kabul edildi.

4. 2010-2011 eğitim ve öğretimin ikinci döneminde gerek Türk Edebiyatı gerekse Dil ve Anlatım ve Seçmeli derslerde sınıfların başarı oranı yüksektir. Bu dönemde de istenilen başarıya yakın bir düzey tutturulmuştur. 
5.Zümre başkanı Mehmet ÇOŞKUN ,bir eğitim ve öğretim yılının daha tamamlandığını ifade ederek 2011-2012 ders yılına ayrı bir heyecan ve arzuyla hazırlanmamız gerektiğine işaret etti. Müfredatların bitirilip bitirilmemesiyle ilgili düşünceleriniz varsa dile getirebilirsiniz. Zümre öğretmeni Mehmet YETGİN, müfredatların tamamlandığını herhangi bir noksanlığın olmadığını belirtti. Daha önceki zümre kararlarında da söylendiği gibi 9. Sınıfların ders konularının ağır olduğunu ifade etti. Bilhassa Dil ve Anlatım müfredatının çok yoğun o9lduğunu söyledi. Zümre öğretmeni Nevriye BARAN, 9.sınıflardaki hazırbulunuşluk düzeyinin düşük olması dolayısıyla yoğun olan müfredatın tam olarak işlenmesinin mümkün olmadığını söyledi. Üst sınıflara paylaştırılırsa veya 9. Sınıflarda haftalık ders saati arttırılırsa daha faydalı olur dedi. Zümre öğretmeni Güngör GÜR, yapılan bir incelemeye dikkat çekerek derste işlenen bazı metinlerin çok uzun olduğunu, bunun da öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi. Ayrıca seçilen metinler hem dil hem de seviye olarak öğrencileri aştığını bu da edebiyatı sevimsiz hale getirdiğini ifade etti. Zümre öğretmeni Cemal DEMİRKOL, öğrencilere ‘okuma alışkanlığı kazandırılması için pek çok şey söylendiğini, yine de kitap okumada istenilen seviyeye ulaşılamadığını’ vurgusuna dikkat çekti. Kitap okuma alışkanlığını kazandırmak için her yolun denenmesinde fayda vardır. Örneğin, kitap okumanın karşılığında öğrencilere not verilebilir ve karnede bu takdir edilen not da yer alabilir. Hatta gerek okulca gerekse bakanlıkça seçilen çeşitli eserlerden sınavlar yapılabilir. Bu dileklerden sonra toplantı sona erdi.

ZÜMRE ÖĞRETMENLERİ:

Mehmet ÇOŞKUN Güngör GÜR Mahmut HASGÜL Mehmet YETGİN Nevriye BARAN Cemal DEMİRKOL

21.06.2011 
UYGUNDUR
Hayrettin ÜNAL
Okul Müdürü



Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, sorucam@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.